Sekonder Rinoplasti
Son yıllarda dünya kongrelerinde, ilk ameliyatta başarı yüzdesinin nasıl arttırılacağı ve düzeltici nitelikteki ikinci girişim ihtiyacının nasıl azaltılacağı gibi konular tartışılıyor. Artık eskiden olduğu gibi burundan bol bol kemik kıkırdak çıkarmak yerine mümkün olduğunca burnun mevcut yapısını koruyarak, temel iskelet ve destekleyici yapıları bozmadan şekillendirmenin yolları aranıyor. Modern burun estetiğinde artık "burası fazlalık, buradan biraz çıkaralım" deme devri sona erdi. Septumdan zorunlu olmadıkça kıkırdak çıkarmak doğru değildir, zorunlu hallerde ise mümkün olduğunca sınırlı miktarda çıkarmak daha uygundur. Böylece burnu ayakta tutan destekleyici yapıyı zayıflatılmaz ve burun çökmeleri ve düşmeleri engellenmiş olur. Burun ucunu oluşturan kıkırdakları mümkün olduğunca sınırlı miktarda küçültmek gerek, böylece burun ucunun parmakla sıkılmış gibi görüntüsünü oluşmaz. Bunlara benzer daha birçokları. Peki bunlardaki amaç nedir? Amaç, istenilen sonuca ilk ameliyatta ulaşmak, işi ikinci, üçüncü ameliyatlara bırakmamaktır.
Revizyon ya da sekonder rinoplasti, ilk ameliyattan sonra uygulanan düzeltici nitelikteki işlemlere denir. Bir estetik burun ameliyatından sonra burnun genel görünümüne gölge düşürmeyecek nitelikte ufak tefek kusurlar olabildiği gibi, çok ciddi şekil bozuklukları, burun tıkanıklıkları da olabilir. Hedefimiz mükemmelliktir, doğru, ancak mükemmeli yakalamak her zaman için mümkün olmayabilir. Bu yüzden, göze batmayan ufak tefek kusurlar her estetik burun ameliyatından sonra olabilir, bunu son derece doğal ve normal kabul etmek gerek ve çoğu zaman üzerinde durmaya bile değmez. Göze batan ufak tefek kusurlar revizyon dediğimiz lokal anestezi ile bile yapılabilen rötuş niteliğindeki işlemlerle düzeltilebilir. Problem revizyon gibi küçük çaplı bir girişim ile düzeltilemeyecek boyutlardaysa, ikinci bir estetik burun ameliyatı gerekir, buna da sekonder rinoplasti denir. İlk yapılan ameliyattan memnun kalmayan kişilerde sekonder rinoplasti uygulanır. Bazı durumlarda burun şekli son derece düzgün olabilir, ancak nefes almada sıkıntı halen devam edebilir, böyle olunca yine ikinci bir estetik ameliyata gerek duyulur. Eski teknikler ile yapılan ve sonucu doğal olmayan estetik burun ameliyatlarında bu tür sorunlara daha sık olarak rastlanıyor.
Ne yazık ki, estetik ve güzel bir burun yapmak adına, bazen burun aşırı derecede küçültülmüşse, yüz ile uyumsuz bir görünüm kazanır, yüzdeki hakimiyetini kaybeder. Burun sırtındaki kemikler tam yerine oturtulamazsa, kemikler ile kıkırdakların yapısal bütünlüğü bozulur ve her biri birbirinden ayrı farklı bir yapı gibi durabilir. Burun ucundan fazla kıkırdak alınırsa, uç kısım aşırı incelebilir ve burun ucu parmakla sıkılmış gibi bir görünüm oluşturur. Burun sırtındaki kamburluk burnu küçültmek adına normalden fazla alındığında oyuk bir burun sırtı oluşur. Burun ucu normalden fazla kaldırıldığında karşıdan bakışta burun delikleri görünür ve domuz burnuna benzer bir hal alır. Septumdaki deviasyona bağlı burun tıkanıklığını düzeltmek için septumdan fazla miktarda kıkırdak çıkarıldığında, burnu ayakta tutan yapı zayıflar ve burun sırtında düşme ve çökme olur, tam tersi, septumdan yeterince kıkırdak çıkarılmadığında burun tıkanıklığı problemi çözülmemiş olur. Bazen buruna alttan bakıldığında belli olan burun kanatları arasında asimetriler olabilir.
Bu sorunlar eğer dışarıya çok yansımıyor ve sizi rahatsız etmiyorsa hayatınızı bu şekilde de sürdürebilirsiniz, aksi takdirde ikinci, hatta üçüncü ameliyat göze alınabilir. Bu gibi başarısız olan ameliyatların ardından yapılacak tek işlem düzeltici nitelikte sekonder rinoplasti dediğimiz bir estetik burun ameliyatıdır. İkinci ameliyatınız da başarılı olmamışsa, o zaman üçüncü bir ameliyat bile düşünülebilir. İki burun ameliyatı arasında en az 6 ay, ama tercihen 1 yıl geçmesi gerekir. Burun şekli ne olursa olsun iyi bir burun estetiğinin olmazsa olmaz temel şartı görünümün doğal olmasıdır. Bir kere ameliyat olup da anatomik yapısı bozulmuş bir burnu düzeltmek yani sekonder rinoplasti, ameliyatı ilk kez yapmaktan çok daha zordur. Bu zorluğa ek olarak, ilk ameliyattan dolayı dokuların esnekliğini ve eski kalitesini kaybetmiş olması da ayrı bir sorundur. Geçirilen her ameliyat, bir sonraki ameliyatı hem zorlaştırır, hem de başarı oranını da bir ölçüde azaltır. Arka arkaya birkaç kez ameliyat olmuş kişilerde genellikle ameliyatın sonunda burun derisinin yeni burun şekline uyum sağlamasında sorunlar olabilir. Yine aşırı derecede küçültülmüş, çökmüş burunları büyütme gereği doğduğunda, burnun kendi içinde yeterince kıkırdak kalmamış olabilir ve kulaktan kıkırdak alarak destekleme gerekebilir. Hal böyle olunca, elde edilecek sonuçlar üzerine, ilk ameliyatlarda elde edebileceğimiz sonuçlar kadar kesin konuşmak oldukça zordur. Mevcut problem ciddi boyutlarda değilse, düzeltme şansımız oldukça yüksektir. Problemin büyüklüğü ve çözümün zorluğuna bağlı olarak, yine de en azından ideal burun ya da mükemmel sonucu elde etme garantisi olmasa da, bir başarı sayılabilecek ölçüde, mevcut durumda belirgin bir düzelme ve iyiye doğru olumlu bir değişme elde edilebilir, en azından kötü görünümü ortadan kaldırıp, kabul edilebilir bir şekil verilebilir. İkinci bir ameliyat ihtiyacınız varsa, ilk ameliyatınızın başarısızlığından dolayı sakın umutsuzluğa kapılıp depresyona girmeyin. İkinci ameliyat fikri sizi korkutmasın. Sonuçta hiçbir sıkıntı kalıcı değildir. Bu tip sekonder rinoplasti ameliyatlarında artık eskisine göre çok daha başarılıyız.
Olduğunuz estetik burun ameliyatından memnun kalmadığınız takdirde, sekonder rinoplasti yani ikinci bir girişim de gerekiyorsa, ilk görüşeceğiniz kişi, ameliyatınızı yapan cerrah olsun. Bu gerçekten çok önemli. Doktorunuzla, burnunuzdaki problemleri oturun konuşun, beraberce bir çözüm üretmeye çalışın. Doktorunuz, ilk ameliyatı yapmış olmaktan dolayı, burnun içinde yaptığı değişiklikleri, problemleri ve bu problemlerin çözümlerini diğer tüm cerrahlardan daha iyi bilir, size elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışacaktır. Unutmayın ki, kendisi de zaten böyle bir sonucun olmasını istemezdi. Eğer ki doktorunuzla ortak bir noktada buluşamayıp, beraberce ortak bir çözüm üretemezseniz ancak, B planı olarak çözümü bir başka cerrahta arayın.
|