Burun Estetiği >> Ameliyat Hakkında
Ameliyat öncesi
Bazı ilaçlar anestezi ile etkileşebilir ya da yan etkileri ameliyat ile ortaya çıkabilir. Kullandığınız tüm ilaçları mutlaka doktorunuza bildirin. Özellikle aspirin ve türevi ilaçların ameliyattan en az bir hafta önce kesilmesi gerek. Sigara yara iyileşmesini olumsuz etkiler. Bu nedenle ameliyat öncesi olabildiğince erken bırakın ve ameliyat sonrası da kullanmayın. Ameliyat öncesi soğuk algınlığı, boğaz ağrısı hissederseniz doktorunuzu bilgilendirin. Bayanların, ameliyatın adet günlerine gelmemesine dikkat etmesi gerek. Ameliyat günü rahat kıyafetler ile hastaneye gelin. Makyaj yapmayın. Alyans, kolye, küpe gibi aksesuarlarınızı evde bırakın, ameliyat sırasında bunlara ihtiyacınız olmayacak. Ameliyat öncesi gece ılık duş alın, ameliyata gelirken saç spreyi, jöle kullanmayın. Eğer ameliyat öğleden önce ise gece saat 24:00 ten sonra, ameliyat anına kadar hiçbir şey yiyip içmeyin. Eğer öğleden sonra ise ameliyat öncesi 6 saatlik açlık süresi göz önünde bulundurularak hafif kahvaltı edilebilir. Laboratuar, kan testleri ve görüntüleme için gerekli tetkiklerin yapılması, anestezi doktorunuz tarafından kontrolden geçmeniz için ameliyat saatinden 1-2 saat önce hastaneye yatılması gerekli. Ameliyat sonrası size yardımcı olacak bir refakatçiye de ihtiyacınız olacaktır.
Nerede ameliyat olacaksınız?
Estetik burun ameliyatları, yeterli donanıma sahip bir hastanede, ameliyathane ortamında ve genel anestezi altında yapılmalı. Ne yazık ki, bu ameliyatların, gereken ciddiyet gösterilmeden, maliyeti düşürmek adına muayenehane koşullarında, lokal anestezi altında da yapıldığı duyuluyor. Lokal anestezi altında yapılması oldukça sakıncalı. Çünkü burun ameliyatında çoğu zaman kemikleri de şekillendirmek gerek. Lokal anestezik ilaçlar ise kemik içine tam olarak nüfuz edemediği için kemikler yeterince uyuşmaz. Bu durumda ya hasta ağrı ve acı hisseder, ya da doktor, hastaya ağrı ve acı hissettirmemek için yapmak istediği manevraları tam ve yeterli olarak yapamaz. Diğer taraftan gözünüzün önünde burnunuzun içine giren, çıkan aletleri görmek de size ayrıca psikolojik rahatsızlık verir. Bu işin doğrusu, doktorun da rahat çalışmasına, her istediği manevrayı özgürce yapmasına imkan sağlayacak şekilde hastane ortamında ve genel anestezi altında yapmak.
Ameliyat günü
Ameliyat günü hastaneye geldiğinizde odanıza yerleşiyorsunuz. İlgili hemşire dosyanızı hazırlıyor, kan testleri için sizden kan örneği alıyor. Test sonuçları çıktığında anestezi doktoru tarafından görülüp kontrolden geçiyorsunuz. Herhangi bir problem yoksa artık ameliyata hazırsınız. Heyecanınızı yenmeniz için henüz daha odanızdayken size sakinleştirici bir ilaç veriliyor. Bu ilacı aldıktan 3 dakika sonra kendinizden geçiyorsunuz ve o andan itibaren odanızdan çıkışınızı bile hatırlamıyorsunuz. Ameliyathaneye alındıktan sonra gerekli hazırlıkların ardından size genel anestezi veriliyor ve ameliyatınız başlıyor. Ameliyatınız sırasında burnunuza verilmek istenen şekle göre uygun işlemler uygulanıyor. Bu aşamada sanat ile teknik iç içe geçiyor ve ameliyat, cerrahın yaratıcılığını ortaya koyarak bir sanat eseri oluşturma aracı haline geliyor. Bir heykeltıraş gibi çalışarak, burun kemiklerinizi kırmadan, sadece ince, hassas keskiler ile keserek şekillendiriliyor, kıkırdaklarınıza zarif, kibar bir görünüm kazandırılıyor. Bu sırada nefes alma ile ilgili problemleriniz varsa septum ve konka cerrahisi de uygulanıyor. Ameliyatın süresi hem ameliyatı yapan cerraha, hem de hastadaki problemlerin büyüklüğüne bağlı olarak değişiyor. Benim yaptığım normal bir burun ameliyatı ortalama 2 saat kadar sürüyor, sekonder rinoplastilerde ya da çok ağır problemleri olan burunlarda 3-3,5 saati de bulabiliyor. Ameliyatın sonunda burun deliklerinin içine tampon yerleştiriliyor. Burun deliklerinizde tampon olacağını duymak sizi rahatsız edebilir, ama etmesin. Çünkü hastalarımdan bazıları bana “Bir arkadaşım burun ameliyatı oldu, burun deliklerinden metrelerce uzunlukta çarşaf gibi tamponlar çıkarılmış, bana da öylemi yapacaksınız?” gibi benzer sorular soruyor. Tampon olacak, ama, ne metrelerce uzunlukta, ne de çarşaf gibi. O tür tamponlar tarihe geçti. Bugün kullandığımız tamponlar, rahatsızlık hissettirmeyen, etrafı yağlı, küçük bir sünger parçası. Çıkarırken siz fazla bir şey hissetmeden yağ gibi kayıyor, bunda da ürkecek hiç bir şey yok. Bazı cerrahlar hiç tampon kullanmıyor. Tampon olmayışı hastalara cazip, kulağına da hoş geliyor. Ancak tampon kullanmak çok yararlı, tampon hem kanamayı önlüyor, hem de burun dokuları içinde boşluk kalmasını engelliyor. En az bir gün de olsa tampon kalmasında yarar var. Hastada septum deviasyonu, konka büyümesi gibi hava yollarını da genişletmeye yönelik işlemler yapılmışsa tamponlar iki gün de kalabiliyor. Her iki burun deliğine yerleştirilen tamponlar septumun tam ortada durmasını destekliyor. Ameliyatın son aşamasında da burna verilen şekli muhafaza etmek üzere burun dışına yedi gün boyunca kalacak olan plastik bir kalıp yerleştiriliyor. Eskiden kullanılan alçılar gibi kaba ve kötü bir görünüm oluşturmayan bir kalıp. Gözünüz aydın, ameliyatınız bitti, sizi şu anda odanızda rahat bir uyku, doktorunuzu da sıcak bir kahve bekliyor.
Uyanıp kendinize geldiğinizde kendinizi odanızda buluyorsunuz. İlk sorduğunuz “Ben ameliyat oldum mu?” ya da “Ben ne zaman ameliyat oldum?” sorusu olabilir. O anda gözlerinizi açamıyorsunuz, üzerinde buzlar var, panik yok. Sakın burnunuzdan nefes almayı denemeyin, bu mümkün değil, burun deliklerinizde tampon var. Şu anda ağrı, sızı duymuyorsunuz, hafif bir uykunun sersemliği var. Merak etmeyin birkaç saat sonra tamamen açılacaksınız. Yeni jenerasyon anestezi ilaçları sayesinde bulantı, kusma gibi şikayetleriniz de hemen hemen yok. O andan itibaren kendinizi iyi hissediyorsanız ayağa kalkıp dolaşabilirsiniz de. Yine birkaç saat sonra sıvı gıdalarla açlığınızı da bastırabilirsiniz. Bu geceyi, çok ısrarcı olmazsanız gözlerinizin üzerindeki buzlarla hastanede geçirmenizde yarar var. Sabah olunca, kontrolün ardından evinize gidebilirsiniz. Aynı gece evinize dönmek isterseniz, bu da mümkün olabilir, ancak ben yine de hastanede kontrol altında kalmanızı tercih ederim.
Ameliyat sonrası
Rinoplastiyi takiben göz çevresinde şişlik ve morarma olması normal, bu her ameliyattan sonra oluyor. Şişlik ve morarma ikinci günün sonuna kadar giderek artıyor, daha sonra hızla azalmaya başlıyor. İlk birkaç gün burun deliklerinden kanlı sızıntı oluyor, bu normaldir, sızıntıyı temizlemeniz yeterli, ikinci günden sonra artık sızıntı da kalmaz. 1-2 gün sonra tamponlar çıkarılıyor. Burnun iç kısmında problemi olmayan hastalarda tamponları ertesi gün çıkarıyorum, deviasyon, konka problemleri olan hastalarda ikinci günde çıkarıyorum. Harika, artık burnunuzdan rahatlıkla nefes alabilirsiniz. Ameliyattan sonra rahatsızlık verecek derecede ağrı olmuyor, hissettiğiniz hafif ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile kolayca giderilebiliyor. Ameliyatın ilk haftası dolduğunda plastik kalıp çıkarılıyor, o anda morlukların tamamı ya da tamamına yakını da geçmiş, şişlik ise toplum içine rahatlıkla çıkabileceğiniz kadar inmiş oluyor. Bu andan itibaren işinizin başına dönebilirsiniz. Kalan şişliklerin inmesi için biraz sabredin, çünkü bunun için aylara ihtiyacınız olacak.